“ Ateşin Oyunu’ Sergisi için Son Gün!
28 Şubat 2010, Pazar 10:00

Sadberk Hanım Müzesi
Büyükdere Piyasa Cad. No: 27- 29
0212 242 38 13 -14
www.sadberkhanimmuzesi.org.tr

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi`nde 12 Nisan 2009 tarihinde açılan ve Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer M. Koç Koleksiyonlarından İznik Çini ve Seramiklerini sanatseverlerle buluştıran "Ateşin Oyunu" sergisi 28 Şubat 2010`a kadar gezilebilir.

Marmara Bölgesi’nde, aynı adla anılan gölün doğusunda, surlarla çevrili şirin bir yerleşim yeri olan ve antik çağda “Nikaia” olarak bilinen İznik kenti, 15. ve 17. yüzyıllar arasında Osmanlı İmparatorluğu’nun, anıtsal mimari yapılarının süsleme programında kullanılan çinilerin ve çeşitli formlarda seramik kapların üretildiği önemli bir merkez durumundaydı.
Hamur hazırlayanından, sırça çekenine, nakış yapanından fırına yerleştirenine kadar çeşitli kollarda çalışan ustaların ortak çalışması sonucu yaratılmış olan İznik çini ve seramikleri, yüzyıllar boyunca büyük beğeni ile karşılanıp dünyadaki çeşitli müze ve özel koleksiyonlara dağılmıştır. Günlük hayattaki ihtiyaçları estetikle birleştiren bu çini ve seramikler, döneminde de dünya pazarında, dokuma ve halılar gibi talep görmüş ve ekonomide önemli bir rol üstlenmişlerdir.
Uzun süredir yapılması planlanan bu sergi ile, Sadberk Hanım Müzesi ve Ömer M. Koç koleksiyonunda  yer alan İznik çini ve seramikleri aynı mekânda bir araya getirilerek sanat ve akademik çevrelere tanıtılması amaçlanmıştır. Sergide yaklaşık 330 adet eser yer almaktadır. Sergi, Erken Osmanlı dönemi İznik çini ve seramik örnekleri ile başlayıp 17. yüzyıl eserleri ile nihayetlenmekte ve İznik çini ve seramik sanatının gelişiminin açıkça izlenebilmesi amaçlanmaktadır. Zaman içerisinde tek tek biraraya getirilen ve beraber ilk defa sergilenecek olan bu iki koleksiyondaki eserleri İznik atölyesi üretimi olan duvar çinileri ile büyük çoğunluğu seramik sanatı örnekleri olan tabak ve farklı formlarda kaplar oluşturmaktadır. Bu eserlerle İznik atölyelerinde çalışan çini ustaların yaratma gücünün sonsuzluğu,  kompozisyon repertuarlarının zenginliği, renk paletini nasıl bir ustalıkla kullandıkları ve daima yeni teknik arayışlar içerisinde oldukları bir kez daha ortaya konulacaktır. Aynı topraklardan, belki aynı fırından, belki de aynı usta elinden çıkmış olan bu eserleri biraraya getirmek, sanat tarihi açısından önemli olduğu kadar 15. ve 17. yüzyıllar arasında Osmanlı çini teknoloji düzeyini göstermesi bakımından da oldukça önemlidir. Bu eserler ile İznikli ustaların kompozisyon repertuarlarının ne kadar geniş ve sonsuz olduğunu görmekle birlikte her an karşımıza çıkacak olan başka bir çini veya seramik eserin üzerindeki bezemenin, bizi şaşırtmaya devam edebileceğini de rahatlıkla söyleyebiliriz.
 

Ekle ve Payla?
Sergi Etkinlikleri Bu Haftaki Etkinlikler